AnasayfaPortalliAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yapKullanıcı GruplarıSSS

Paylaş | 
 

 Whisky

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
RocKisPeaCe
Forum Şerifi
Forum Şerifi
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1496
Location : sokaklarda evcil...(karabük)
Yüzde kaç RockLOG\'luyum :
100 / 100100 / 100

Kayıt tarihi : 03/08/07

MesajKonu: Whisky   Paz Ara. 16, 2007 3:09 am

Whisky 1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kuruldu. Topluluğun amacı
Türkiye'de eksikliği duyulan rock müzik kültürünü geniş kitlelere
ulaştırmaktı. Tüm maddi ve manevi güçlüklere rağmen topluluk
çalışmalarını aralıksız sürdürerek günümüze ulaştı. 1982 yılında TRT
denetiminden geçen "Bak biz genciz" parçası ile ekranlardan geniş
kitlelere ulaştı. 1986 yılında Türkiye'nin ilk Türkçe sözlü Babaanne
adlı rock albümünü yayınladı.

Albüm adı Babaanne, Çıkış tarihi 1986, Yapımcı firma Piccatura
Müzik. Parça isimleri: Babaanne, Yolculuk, Şans talih, Kendine
hoşgeldin, Rock'n Roll'u bir dinle, Bak biz genciz, Arayış, Rüşvet,
Hoşgörü.

Albümde çoğunlukla sosyal temalar ve kuşaklar arası çelişkiler
işlendi. Tüm parçalar TRT denetim kurulundan onaylıdır. Bu albümle
topluluk ilk büyük çıkışını gerçekleştirdi. Araya askerliklerin
girmesiyle topluluk üç yıl kadar faaliyetlerine ara verdi. 1990 yılının
başında ideal kadrosuyla yeniden çalışmalara başladı. İlk iş olarak
Binnaz isimli parça stüdyoda kaydedilerek klip çekildi. Gerçek yanma
sahneleri bu kliple birlikte sayısız TV programlarına konuk olundu.
1993 yılı başında ikinci albüm çalışmalarının sonuna gelirken topluluk
kurucusu Kamil Özaydın'ı beyin kanaması sonucu kaybetti. Topluluk kısa
bir aradan sonra yarım kalan kayıtlarını tamamlayıp 1994 yılında Kamil
Özaydın anısına "Ateş Suyu" albümünü piyasaya çıkarttı.

Albüm adı Ateş Suyu, çıkış tarihi 1994, yapımcı firma Yüzdeyüz
Müzik Ltd. Şti. Parça isimleri: Binnaz, Dön geri, Cadı, Cumartesi,
Baharla Gelen, Sana Ağıt, Güneşli Yağmur, Yalnız Seninle.

Hard rock sound'unun korunduğu albüm genellikle aşk temalarını
işliyordu. Albüm sonrası birçok ilde tanıtım konseri verildi. İkinci
albümün hemen ardından üçüncüsünün çalışmaları başladı. Nihayet 1996
yılında "Güneşin Tahtı" adlı albüm piyasaya çıktı.

Albüm adı Güneşin Tahtı, çıkış tarihi 1996, yapımcı firma Mega
Müzik. Parça adları: Yak bizi, Yabancılar, Mavi, Dünya, Ayna, Oysa,Köşe
Başı Dramı, Anneler, Babalar, Çılgınlık Zamanı, O yıllar.

Albümdeki parçaların geneli felsefik temaları içermektedir. Dünya
isimli parçada ise rock müzisyenlerinin çevreye olan duyarlılıklarının
kanıtı gibidir. Bu albümde Yak bizi, Dünya ve Ayna isimli parçalara
klip çekilmiştir. Topluluk şu anda dördüncü albüm çalışmalarını
tamamlamış olup yine Türkiye'de ilk olacak Unplugged tarzındaki albümü
çıkartmaya hazırlanıyor. Topluluk üyeleri müziğin yanısıra, müzik
aletleri ticareti ve müzik eğitimi ile de uğraşmaktadır.


Grup 4 kişiden oluşmaktadır.

Serdar Çokluluslu (Vokal-Gitar)

Yaş:32 Açıköğretim Mezunu-İstanbul doğumlu

Arif Deniztoker (Gitar)

Yaş:26- İstanbul doğumlu

Ferhat Hasanoğlu (Bas Gitar)

Yaş:22 B.Ü. Endüstri Müh.- İstanbul doğumlu

Alpay Şalt (Davul)

Yaş:28-Mimar Sinan Üniversitesi-Grafik Bölümü- İstanbul doğumlu


Kamil Özaydın Şubat 1957'de İstanbul'da doğdu. İlk gençlik
yıllarından beri Rock müziğe tutkundu. Bu tutkunun planlarını liseden
sonra uygulamaya başladı ve Whisky'yi kurdu. Basınla ve grup
elemanlarıyla çalışmalar sıklaştı. Bu dönemde söz ve besteleri yaratıp
davul çalıyordu. Yoğun çalışmalar grubu 1982 Tepebaşı konserine taşıdı.
Bu, Whisky'nin Türkiye Rock Tarihinde gerçekleştirdiği birçok ilkin
başlangıcıydı. 1984 yılında bass gitara geçti. Türkiye'nin ilk hardrock
sound'lu kaseti "Babaanne"yi bu yıl çıkardı. Müthiş bir sansasyondu.
Türk Rock'ında büyük bir boşluk doluyordu.

Konserlerde, gazetelerde, dergilerde hep Whisky vardı. 'Bak biz
genciz' tek kanallı TV ekranında sürekli gösteriliyordu. Rock'un önü
Whisky ile açılmıştı. Bu canlılık 1987'ye kadar sürdü.

Gazi Üniversiteri İşletme Fakültesi'ndeki eğitimini yarım bırakıp
askere gitti. 1989'da kaldığı yerden hızla devam etti. Elektro gitara
geçti. Söz yazarı ve yakın dostu Ahmet Dağaşan'la Türkiye'nin ve
Whisky'nin ilk 'Guitar Shop'unu açtı.

1990'da evlendi. Enstrumantal stüdyo kayıtlarını Türkiye'nin ilk
'Drum Shop'unun açılışı izledi. Türkiye'de Rock ile uğraşan biri ilk
kez 'Gitar Metodu' çıkarıyordu, yine Kamil Özaydın tarafından.

Yepyeni Şarkısı 'Binnaz' herkesin dilindeydi. Parçaya çekilen
klipte, özellikle gerçek yanma sahneleriyle tehlike atlatması yurt içi
ve yurtdışındaki medyada heyecan yarattı. Grup TV'den ve konser
sahnesinden aşağı inmiyordu. Whisky mağazaları ticaretteki başarılarını
ithalatla sürdürüyordu. 1992'de Kamil Özaydın Rusya'da Monomax Rock
grubunu Türkiye'ye davet etti. İlk kez, biri yabancı biri Türk iki Rock
grubu Açıkhava Tiyatrosu'nu titrettiler. Whisky ikinci albüm çalışması
için stüdyoya kapandı. Ne yazık ki "Ateş Suyu" albümünün piyasaya
çıkışını göremeden 17.5.1993 tarihinde ani bir beyin kanaması sonucu
aramızdan ayrıldı.

Serdar Çokuslu

Serdar Çokuslu 27 Mayıs 1964 yılında İstanbul Fatih doğumlu. İlk
müzik denemesi İ.T.Ü Çok Sesli Müzik Korosu'nda bir süre bariton olarak
görev aldı. İlk rock grubu kendi kurduğu ve dağıttığı 'Ekuator' du.

1980 yılında Kamil Özaydın tarafından kurulan Whisky'ye gitarist
olarak girdi. Fakat bir süre sonra Kamil Özaydın'ın etkisiyle ile
kendisini vokalist olarak buldu. 1987 Yılında Asım Can Gündüz'ün kurmuş
olduğu 'Grup Çapkınlar'da bir süre bas gitar çaldı. Daha sonra
askerliğin bitimiyle yeniden Whisky ile rock yolunda devam etti. Gitar
üzerine yoğun çalışmalar yerine beste çalışmaları daha ağır bastı ve
grubun birçok bestesine imza attı.

Özel zevkleri: Uyumak, yemek yapmak (özellikle balık), sinema, içki içmek ( Özellikle Bourbon Jack Daniel's).

En sevdiği hayvan: İguana.

En sevdiği insan: Tilki olmayan zeki insanlar.

Sigara: MarlboroLight's 100's,

Arabası: Fiat Tempra. Saat kullanmıyor.

En sevdiği aktör: Dustin Hoffman,

En sevdiği aktris Nichole Kidman.

Bugüne kadar kullandığı gitarlar: Elektro Egmond, Framus, Vox, Spacer, Ibanez, Washburn.

En sevdiği yabancı gruplar: Iron Maiden, White Snake, Judas Priest, Savatage, Queensryche, Ozzy Osbourne.

En baba solist: David Coverdale, Bruce Dickinson.

En iyi yerli solist: Murat (Pentagram) Ertan (Acil Servis)

En iyi gitarist: John Sykes - Adrian Vandenberg.

En iyi yerli gitarist: Ercan Birol, Yiğit Arda

En iyi yerli grup: Acil Servis - Kramp

En iyi davulcu: Simon Philips - Nico McBrain

En iyi bas: Billy Shean - Ahmet Güvenç - Gürol Ağırbaş


Alpay Asena Şalt


Kendimi bildim bileli müzik dinliyorum. Küçüklük fotoğraflarımda
hep pikabın başında gözüküyorum. Bir müzik aleti çalmayı hiç
denememişim. Ağbim ilkokulda bandodaydı. Birgün eve kocaman bir davul
getirdi. Gece o davulu kurcaladığımı hatırlıyorum. Herhalde o gece bana
davul virüsü bulaşmış olacak ki ailem bana oyuncak bir trumpet aldı
(Tabii ki ömrü kısa oldu, derisi patladı!) Ben de kendimi resim çizmeye
verdim.
İlkokul bitti ve ben İstanbul Erkek Lisesi'ne kayıt oldum. O
yıllarda Boney M. ve Abba en tuttuğum gruplardı. Bütün plaklarını
alırdım. TRT 3 Stüdyo FM ve gecenin getirdikleri programlarında güzel
programlar çalardı ve bu parçalardaki elektro gitar sololar dikkatimi
çekmete başlamıştı.

1980 yılının Temmuz ayında babamı kan kanserinden kaybettim.
dünyadaki herşeyden nefret eder olmuştum. ertesi yaz imdadıma çok
sevdiğim bir arkadışımın ağbisi yetişti ve bana kendi doldurduğu 90'lık
bir kaset verdi. A yüzü AC/DC'nin Back in Black, B yüzü For those about
the Rock idi.

Bu kaseti belki 1000 kere dinledim Geceleri Zagor veya Gordon
okurken bu kaset walkman'imin içinde dönüp dururdu. Sonra başka bir
arkadaşım Deep Purple'in Made in Japan adlı konserini çekti bana. Sonra
ipler koptu. İlk rock plağım olan Iron Maiden'in The number of the
Beast'i vitrinde görüp dakikalarca seyrettiğimi hatırlıyorum. Rock
kültürünü anlamaya çalışıyordum. Sınıfımızda 4-5 arkadaş yabancı
dergilerden Bravo ve Pop Rocky'den posterleri ve Rock grupları
hakkındaki yazılanları tercüme ediyorduk. Bu dergilerden bir sürü
grubun adını öğreniyorduk ama bu grupların müziklerini dinleyemiyorduk.
İzmitli arkadaşım Yavuz beni İzmit'in baba kasetçisi Stüdyo Metal'e
götürdü. İşte orada bu gruplardan çoğunu kayıt ettirdim. Saxon,
Motörhead, Black Sabbath, Jethro Tull, Saga, Status Quo.. Bu gruplardan
Saxon ve Motörhead beni çok etkiledi. Rock müzik çizdiğim resimleri de
etkilemeye başlamıştı. Plak kapakları ve şarkı sözleri hayal gücümü
harekete geçirmişti. Sınıfımızda ve okulumuzda rock dinleyenlerin
sayısı gittikçe artıyordu. Biz buna 'zehirleme' diyorduk. Herkes
birbirine kaset çekip rock müzik aşılamaya çalışıyordu. 1984 yazında
ağbim Almanya'ya gitti ve bana bir sürü plak, t-shirt, rozet ve patch
getirdi. O getirdiği plaklardan biri benim hayatımı değiştirdi. Saxon
'Crusader' okuldan eve geldiğimde bu plağı pikaba koyup dolaptaki tahta
askıların sopalarını çıkardım ve bunlar ilk bagetlerim oldu. İlk
davulum yatağım ve terliklerimdi. Evde davul çalar gibi birşeyler
yapıyordum, çok rahatlamıştım. Dersleri iplemiyordum resim yapıp davul
çalışıyordum. Okulumuzun müzik odasında bir davul vardı. Tenefüslerde o
odaya girip müzik aletlerine bakıyorduk ama çalamıyorduk. Sonunda grup
kurmaya karar verdik. Fil Mehmet, Tolga, Cenk ve ben enstrüman
isimlerini kağıtlara yazıp kura çektik çünkü dördümüz de davul çalmak
istiyorduk. Bana kurada bas gitar çıktı. Bu grup çalışması tabi ki bir
sonuç vermedi. Bu arada Selim ve Ayı Memet bir grup kurdular davulcu
arıyorlardı. Tabi ki beni aldılar ve böylece gerçek müzik hayatım
başladı. Grubumuzun adı 'SETH' oldu, karanlıklar tanrısı 'SETH'.

Artık grubum olduğu içim davula daha fazla vakit ayırmaya başladım.
Evde, okulda, yaz tatilinde Yeşilyurt Spor Klübü'ne gelen orkestraların
davullarında çalışıyordum. O yıl Türkçe sözlü bir Rock kaseti çıktı.
Whisky 'Babaanne'. Bizim grubumuz SETH ingilizce sözlü besteler
yapıyordu. Hey! dergisi bir yarışma açmıştı. O yarışmaya 9 beste
gönderdik ve dereceye giremedik. Ama en çok beste gönderen grup olarak
dikkat çekmiştik. Bir akşam evde yemekteyken telefon çaldı. Kısa bir
konnuşmadan sonra karışık bir kaset için bir parçamızı istediğini
söyledi. Telefonu kapadıktan sonra titreyerek Selim'i aradım ve
heyecanımı onunla paylaştım. Bu benim ilk gerçek kaset çalışmam oldu
(bkz. Değişim Rüzgarları-Uzelli). Bir süre sonra Hey! dergisinin
yarışmasını kazanan gruplardan biri kayıtlara gelmediği için bir
parçamızı da onlara verdik (bkz. Hey Boys - Yankı Plak).

Bağlarbaşı - Dilek Düğün Sarayı.


Bir gençlik çayında çalmak için 'SETH' grubu olarak teklif
almıştık. Konser güzel geçiyordu. Ufak bir ara verdik. Terlerimiz
kurularken bir kişi benimle konuşmak istediğini (Şener Böcek) "Çok iyi
çalıyorsun, Whisky grubunu duydun mu?" Evet dedim ve korktum. Abuk
sabuk bahanelerle teklifi kabul etmedim. Ama kendime güvenim artmıştı.
O sene yine sınıfta kaldım. Davul çalışmaya kendimi iyice kaptırmıştım.
İlk defa televizyona çıkma heyecanını da yaşadım (TV2 Yarım Elma)

1989 yılında liseyi bitirip Mimar Sinan Üniversitesi Grafik
bölümünü kazandım. Lise bitince grup çalışmalarından kopmak zorunda
kaldım. Arkadaşlığımız sürüyordu ama prova yapamıyorduk. Karma bir grup
oluşturmuştuk eski Polaris grubu elemanları ve SETH elemanları White
Bird Band'i kurduk. 4-5 demo parça kaydettik bazı yarışmalara katıldık.
O yıl arkadaşım Fil Mehmet organizatörlüğe soyunup bir konser
düzenlemek için grup aramaya başladı. Ben Mimar Sinan Üniversitesi'nden
Atmosfer'i buldum. O da Cultus ve Whisky'yi buldu (Bazen kadere
inanıyorum.) Bana "şu an Whisky'nin davulcusu yokmuş ben de seni
tavsiye ettim" demez mi? O konser olmadı ama ben Kamil Özaydın'la
görüştüm demolarımı dinlettim ve Whisky'ye kabul edildim.

Arif Deniztoker


16 Kasım 1972'de İstanbul'da doğdum müziğe başlayıncaya kadar
hayatımda enteresan birşey olmadı. Bedenen 1987 tarihinde müziğe
başladım ama aslında anne karnındayken bile müzikle içiçeydim Smile

Neden başladığımı bilmesem bile sanırım doğru bir karar verdiğimin
farkındaydım artık. Benden önce müziğe başlayan birkaç insana doğal bir
hayranlığım vardır. Bunların başında Tchaikovsky, Paganini, Beethoven,
Mozart ve benzerleri gelir.

Dire Straits'le başladığım rock müzik sevgisi, Iron Maiden ile
başlayan Hard'n Heavy aşkını yine en az onlar kadar ilerleterek bu
konuma geldiğime inanıyorum. İlk grubum olan Sawdust'ı 1989 yılında
kurdum ve sonra çoğunuz için gerçeğe yönelik adıyla anılan ve belki de
bazıları için hiçbirşey ifade etmeyen belki de güzel olan yanının bu
olduğunu bildiğim Whisky grubuna 1991 yılında dahil oldum.
Whisky grubu ile 3 albüm yaptım, bunlar "Ateş Suyu", "Güneşin Tahtı", "Dünyanın Kapısı".


Paganini, Tchaikovsky, Mozart ve benzerlerinin eserlerini gitara
uyarlamak özel zevklerim arasındadır. Whisky haricinde birçok cover
grubunda çaldım ve de çalmaktayım. Bazıları için pek birşey ifade
etmeyen bu durum maddi açıdan beni enterese etmektedir Smile)

Kullandığım aletler: Arkadaşlar arasında karafatma dediğimiz IBANEZ
RG760 model gitarım ve reçinesi hiç eksik olmayan kemanım ve de asla
durmayan müzik zekam vardır.

Ferhat Hasanoğlu


1977'de İstanbul'da doğdum. Müziğe 12 yaşımda gitar dersleri alarak
başladım. Kültür koleji orkestrasıyla, Milliyet müzik yarışmalarında
çeşitli dereceler aldım. 1992'de 'Happy' adında alternatif rock grubu
kurdum. Grup kurulduktan bir yıl sonra 3 şarkılık bir demo çıkardık.
Birçok cover gurubunda çaldıktan sonra, Whisky'e katıldım

_________________
$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$_____$$$$
$$$$_____$$$$$$$$$$$$$$$_____$$$$
$$$$_____$$$$$$$$$$$$$$$_____$$$$
$$$$_____$$____$$$____$$_____$$$$
$$$$_____$______$______$_____$$$$
$$$$_____$______$______$_____$$$$
$$$$_____$____$$$$$$$$$$$$$$$$$$$
$$$$_____$___$$___________$$$$$$$
$$$$_____$__$$_______________$$$$
$$$$__________$$_____________$$$$
$$$$___________$$___________$$$$$
$$$$_____________$_________$$$$$$
$$$$$_____________________$$$$$$$
$$$$$$___________________$$$$$$$$
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.rockvelog.com
 
Whisky
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Müzikalite :: Türk Rock-
Buraya geçin: